Halk Kültürü

İstanbul, her köşesinde gizli bir kültür hazinesi saklı olan, her unsuruyla, her değeriyle insanlığın ortak mirasına katkısı olan muhteşem bir kültür başkentidir. Sayısız kimliğe ve güzelliğe sahip bulunan bu kültür başkentinin şahsiyetini görmek, ruhuna dokunmak, onu sosyal, kültürel ve tarihsel açıdan bilmekle mümkündür.

Halk kültürü yazılarının amacı bu şehre dair merak uyandırmak, merakı bilgiye ve bilgiyi kültüre dönüştürmektir.

İstanbul’u gündelik hayattan estetiğine kadar her ayrıntısıyla anlatma, her farklılığıyla tanıtma, her lezzetiyle yaşatma hedefini taşıyan halk kültürü yazıları bir keşif yolculuğu vadetmektedir. Bu yolculukta vâsıl olunan her kelime, kovalanan her satır, adımları meltemlerin estiği, çınarların gölgelediği, renkli hayatların süslediği kavisli sokaklara, sosyal dokuyu imleyen geniş caddelere çevirecek, sizi muazzam bir medeniyet meydanında İstanbul’la buluşturacaktır.

Envanter sergeninde yer alan her nesne, her mekân, her ritüel kulağınıza sıcak hikâyeler fısıldayacak, size İstanbul’un çeyiz sandığından gâh hüzün, gâh sevinç, gâh hasret ama her halükarda memnuniyet armağan edecektir.

İstanbul gizemdir, sevdadır, sevdalılar diyarıdır. Bu şehir hem can hem canandır. Bu sevdanın insan ve şehir macerası var bu yazılarda sokaklardan saraylara dek yaşananlar…

Dediği gibi Orhan Veli’nin: “Serin serin Kapalı Çarşı / Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa / Güvercin dolu avlular / Çekiç sesleri geliyor doklardan / Güzelim bahar rüzgarında…” İstanbul’u dinledik, gözlerimiz kapalı.

Peki, seyrine doyulmaz bu şahaneye artık bakma zamanı gelmedi mi?